|
Hayatına kısa bir bakış
Pir Sultan Abdal hakkında elimizde az bilgi bulunuyor.
Pir Sultan , kendisi seyyid´dir. Adının Haydar olduğu bilinir. Sivasın Banaz köyünde doğmuştur. Üç oğlu bir de kızı varmış. Pir Sultan, Şeyh Haydar’ın torunu yani Şah İsmail’in oğlu Şah Tahmasb zamanında yaşamıştır. Tahmasb 1524-1576 ‘da saltanat sürdüğünden, Pir Sultan’ın ölümüde bu yıllar arasındadır, hatta 1567 yılından öncedir.
Tarihde’de okunduğu gibi kendisi Safeviler (Safevi-İran şii devleti) yanlısı olan ve Osmanoğulları zulmüne karşı sessiz kalmayan biriydi. Ve neticesinde Hızır Paşa adlı bir Osmanlı veziri tarafından Sivas’ta astırılmıştır. Zamanında yaşayan Hızır Paşa da Hafik’in evvelce Alevi olan Sofular köyündendir ve Pir Sultanın müridlerindendir. Hızır, Banaza gelir, Pirim bana himmet et de büyük bir makama erişeyim der.
Pir Sultan: Hızır,vezir olursun ama gelir beni asarsın der. Hızır İstanbula geliyor bir hizmete girip yükseliyor,nihayet Paşa olup Sivasa tayin ediliyor. Sivasa gelince ilk işi Pir Sultanı aramak , huzuruna çağırmak oluyor. Ona yemek ihsan ediyorsada Pir Sultan “Hızır diyor, sen zina ettin yemeğini yemem. Hatta köpeklerim bile yemez ve Paşanın konağından, Banaz’daki iki köpeğine sesleniyor. Köpekler koşa koşa geliyorlar. Önlerine konan yemeği, gerçektende koklamıyorlar bile. Hızır Paşa buna pek kızıyor ve Pirini Sivasta toprak kalesine hapsettiriyor. Fakat bir müddet sonra, nede olsa Piri olduğundan, tekrar çağırıp diyor ki: İçinde Şahın adı geçmeyen üç şiir oku, seni bağışlayayı. Pir Sultan Abdal içinde Şah geçen şu üç şiiri okuyor :
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar Şaha gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar Şaha gidelim
Gönül çıkmak ister Şah’ın köşküne
Can boyanmak ister Ali müşküne
Pirim Ali Oniki İmam aşkına
Açılın kapılar Şaha gidelim
Her nereye gitsem yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd ü amandır
Zincir boynum sıktı hayli zamandır
Açılın kapılar Şaha gidelim
Hızır Paşa bunun üzerine Pir Sultanın asılmasını emrediyor.
Halk Pir Sultan asıldıktan sonra Darağacında hırkasının asılı ama kendisinin yok olduğunu görürler.Pir Sultan doğruca Horasana gitmiş Şahın huzuruna varıp bir nefes okumuş, oradan Erdebile gidip orada yatmış, ölmüş ve oraya gömülmüş.
(En doÄŸrusunu Allah bilir)
Yetmiş üç er idik girdik bu yola
Yalbırdaki kılıçlar hep aldık ele
İman Kur’an nasip olsa bir kula
Kudretten okunur onun Yasin’i
Hadin canlar bir olalım
Yezide hamle kılalım
Huseyn’in kanın alalım
Tevekkeltü taallah
Muhammed Mehdi’nin hak sancağını
Çekelim bakalım nicolsa olsun
Taber çekip münkirlerin kanını
Dökelim bakalım, nicolsa olsun
Mahluk deccal oldu insan haşarı
Asla bilen yoktur hayrı şerri
Taber çekip şu mağradan dışarı
Çıkalım bakalım nicolsa olsun
Müminleri bir katara dizelim
Güruh güruh şu alemi gezelim
Münkirlerin sarayını bozalım
Yıkalım bakalım nicolsa olsun
Hazreti Ali’nin devri yürüye
Ali kim olduÄŸu bilinmelidir
Alay alay gelen gaziler ile
İmamların öcü alınmalıdır
Evet Canlar , yukarıdaki ve diğer şiirlerde şu anlaşılmaktadır:
Pir Sultan Abdal İman ve Kuran’dan bahseden bir Hak aşığı bir Ehli-Beyt aşığı idi. Öleceğini bildiği halde yinede Şah kelimesini söylemekten kaçınmadı. İmam Hüseyin (a.s) nin buyurduğu gibi ’’zalime boyun eğmeyin’’ilkesini uygulamak amacındaydı.
12 İmamların izinden gidilmesinin, öclerinin alınmasını ve zalimlere karşı sessiz kalınmamasını şiirleriylede defalarca hatırlatmıştır.
Allah tüm Ehli-Beyt uğrunda canını feda edenlere rahmet etsin.
Bazı Şiirleri
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Koyun beni Hak aşkına yanayım Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Benim pirim gayet ulu kişidir Yediler ulusu, Kırklar eşidir On İki İmamın server başıdır Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadılar müftüler fetva yazarsa İşte kemend, işte boynum asarsa İşte hançer, işte kellem keserse Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ulu mahşer günü olur Divan kurulur Suçlu, suçsuz gelir anda derilir Piri olmayanlar anda bilinir Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Pir Sultan'ım arşa çıkar ünümüz O da bizim ulumuzdur pirimiz Hakka teslim olsun garip canımız Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ben de şu dünyaya geldim sakinim
Ben de şu dünyaya geldim sakinim Kalsın benim davam divana kalsın Muhammed Ali'dir benim vekilim Kalsın benim davam divana kalsın
Yorulan yorulsun ben yorulmazam Derviş makamından ben ayrılmazam Dünya kadısından ben sorulmazam Kalsın benim davam divana kalsın
Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı O da kulu gibi zulüm ede mi Orda söyletirler bir bir adamı Kalsın benim davam divana kalsın
Mümin müslüm döşürür de cem olur Anda sınık yaralara em olur Kara taş erir de safi dem olur Kalsın benim davam divana kalsın
Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır Giden adil beyler kalan ihvandır Muhammed divanı ulu divandır Kalsın benim davam divana kalsın
Mümin müslüm meydan açtı Ya Ali
Mümin müslüm meydan açtı Ya Ali Yansın halk aşkına uyansın çıra Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veli Yansın halk aşkına uyansın çıra
Hatice Fatıma nura boyandı Hasan Hüseyin de içenler kandı Zeynel Abidin'e semalar yandı Yansın halk aşkına uyansın çıra
İmam-ı Bakır'dan Cafer yoluna Musa'yı Kazım'ın gonca gülüne İmam-ı Rıza'nın sadık kuluna Yansın halk aşkına uyansın çıra
Taki Naki meydanımız varımız Hasan Ali Asker-i sadık yarimiz Muhammed Mehdi'dir sevgi nurumuz Yansın halk aşkına uyansın çıra
Pir Sultan Abdal'ım zikrim hak ile Hakikate halk katarı çekile Kıyamete kadar yana yakıla Yansın halk aşkına uyansın çıra
Sofi mezhebimi neden sorarsın
Sofi mezhebimi neden sorarsın Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz Gözlüye gizli olmaz ne ararsın Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz
Eğnimize biz kırmızı giyeriz Halimizce biz de mana duyarız İmam Cafer mezhebine uyarız Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz
Her kulun çırağın yaksa Hak yakar Mümin olanları katara çeker Aslımız On İki İmama çıkar Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz
Muhammed Ali'dir kırkların başı Anı sevmeyenin nic'olur işi Yezide lanetle atalım taşı
Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz
Biz tüccar değiliz alıp satmazız Erenler malına hile katmazız Gönlümüz geniştir biz kin tutmazız Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz
İlkbaharda açılmıştır gülümüz Hakkın dergahına gider yolumuz On İki İmamı okur dilimiz Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz
PİR SULTAN'ım söyler ganidir gani Evveli Muhammed ahırı Ali Anlardan öğrendik erkanı yolu Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz
Hocam bana ilimleri sorarsa
Hocam bana ilimleri sorarsa Hak Muhammet Ali derdim okurum Kur'an'ın kilidi İhlâs-ı şerif Hasan u Hüseyn'i sevdim okurum
Pirim Hacı Bektaş Zeyn-el'Abâ'ya Gündüzün güneşin gecedir aya Bunda bir gün doğar yoksula baya Anın divanına durdum okurum
Ali'dir virt olan cümle erlere Muhammet Bâkır'dan İmam Cafer'e Hazret-i Hızır gibi gerçek ere Anın divanında durdum okurum
Gönül bir deryâdır dolar eksilmez Değme bir gönüle güher konulmaz Bu bir gizli sırdır kimseler bilmez Musâ-yı Kâzım'ı sevdim okurum
İmam-ı Rıza'dan müşkülüm kandı Muhammet Takî'den Nakî'ye vardı Hocam bana ilim dedi uyardı Sabahın seyrinde virdim okurum
Hasan-ül-Askerî Mehdî çıkınca İsâ Peygamber'i vezir dikince Doksan bin er Horasan'dan kopunca On İki İmam'a yardım okurum
Pir Sultan'ım Hak Muhammet Ali'den Tâ ikrârım Kalû Beli'den Şefaat umarım güzel Veli'den Muhammet Ali'yi sevdim okurum
Gönül gel karardan aşma
Gönül gel karardan aşma Sözüm sana meveddettir Gafillen bacadan düşme Evvel kapu şeriattır
Şeriattan edep öğren İlimle üstad olur oğlan Al bu pendi belin bağlan Kimi farz kimi sünnettir
Eğer bu sırra erersen Dolan kapudan girersen Tarikat farzın sorarsan Yedi farz üçü sünnettir
Gelin girelim bu babı Açılsın âşık kitabı Eğer anlarsan hesabı Andan sonra tarikattır
Tarikat bir oddur yakar Kimi ham kimi has çıkar Her âşık bir çakmak çakar Çırağın yakan üstaddır
Tarikatta kâmil olan İlmi ile âmil olan Bu yolda mükemmel olan Evvel mertebe hizmettir
Hizmet erenler yoludur Cümle ilmin evvelidir Ahdimiz <kalû belî>dir Bundan dönen kişi mattır
Kend'özümüze gelelim Tarikat nedir bilelim Yoklukta sefil olalım İbtida yüz iradedir
İbtida talib olunca Düşmana galib olunca Dört can bir kalıp olunca Menzili bi-nihayettir
Hakikat genc-i mihandır Marifet gevher-i kândır Yedi yüz yetmiş mizandır Ötesi ilm-i hikmettir
Mürebb'olan Ali gerek Dört kapuda eli gerek Musâhibin hali gerek Zira Ali Muhammed'dir
PİR SULTAN der <kalû belî> Dedik yâ Murtaza Ali Kim kadeh içer kim dolu Bu bize acep derttir
|